Mobil teknolojilerin geleceği 4G, ABD’de ve çeşitli Avrupa ülkelerinde kullanılmaya başlandı. Bu teknoloji önümüzdeki yıllarda Türkiye’de de olacak.
3G, 2001 yılında Japonya’da kullanılmaya başlandı ancak ülkemize bir hayli rötarlı olarak 2009 yılında geldi. Üçüncü nesil mobil bağlantı teknolojisiyle, Türkiye’nin dünya standartlarındaki mobil gelişim sürecide başlamış oldu.
Türk mobil kullanıcılar 3G’nin ülkemize gelmesiyle birlikte, mobil interneti çok daha fazla ve verimli kullanmaya başladı. 3G ile yaşanan en büyük yenilik ise kullanıcı trafiğinin sesten dataya
evrilmesi oldu. Yani artık kullanıcılar mobil cihazlarıyla telefon
görüşmesi yapmaktan çok, internet üzerinden işlemler yapmaya ve iletişim
kurmaya başladılar.
Ülkemiz henüz 3G’nin 2. yaşını kutlarken, Türkiye’de faaliyet gösteren bazı firmalar 4G çalışmalarına başladı. Turkcell’in
başı çektiği 4G çalışmalarında henüz test aşamasında olan ülkemiz,
3G’de olduğu gibi yine geç kalsa da, bu sefer teknolojinin ülkemize
gelmesinde 8 senelik bir gecikmenin yaşanmayacağına kesin gözüyle
bakılıyor.
Türkiye’de henüz yalnızca Turkcell 4G’nin ilk çalışmalarına başlamışken, dünyada 19 farklı ülkede 31 ticari 4G ağı bulunuyor. Peki Türkiye’nin de kıyısından köşesinden yakaladığı 4G nedir, ne işimize yarayacak ve neyi değiştirecek?..
Nedir bu 4G dedikleri?
4G genel olarak 3G’nin özelliklerini geliştirecek olan yeni nesil bir
bağlantı teknolojisi olarak tanımlanabilir. Aslına bakılırsa 3G ile 4G
arasında kullanıcı tarafında hız hariç pek de bir fark yaşanmayacak. 4G,
kullanıcılara son derece hızlı mobil data trafiği sağlayacak.
Dünyanın ilk 4G testi Verizon tarafından 2009 yılında gerçekleştirildi. Boston ve Seattle
arasında gerçekleştirilen testte; video, dosya indirme ve yükleme,
internette gezinti, ses transferi, VoIP görüşmeler denendi. Günümüzde
ise ABD’de birkaç cihazla 4G teknolojisi başlatılmış durumda.
4G ne işimize yarayacak?
Olayı son kullanıcı bazına indirgediğimizde, 4G’nin mobil cihazlarda ADSL
hızının yakalanmasını sağlayacağını söyleyebiliriz. Ayrıca altyapı
yeterliliği ve kullanıcı sayısının artışı nedeniyle, bağlantı ücretleri
düşecek. Dolayısıyla bu da, 4G ile sürekli mobil cihazımızla internete bağlı kalabileceğimiz anlamına geliyor.

4G’nin aktarım hızı, bir önceki bağlantı standartları olan 2G
ve 3G’den oldukça fazla. 2G ile yani hala akıllı telefonlarımızda
bulunan Edge ile 50 ile 80 Kbps arasında değişen bir hıza sahipken, bu
değer 3G’de 1.4 Mbps’e kadar çıktı.
2G ile 3G arasındaki uçurum göz kamaştırıcı ancak 4G bize çok daha
iyisini vadediyor. Ülkemiz ADSL kullanıcılarının çoğunun hala 1 Mbps
internet bağlantısına sahip olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda,
4G’nin sunacağı 100 Mbps’e kadar ulaşan bağlantı hızının devrim niteliğinde olacağı aşikar.
Yüksek aktarım hızlarıyla mobil internet deneyimi yaşamamıza olanak tanıyacak olan 4G; iş dünyasındaki
birçok sürecin mobil cihazlara odaklanmasını ve her mobil kullanıcının
bilgisayara ihtiyaç duymayacak imkanlara sahip olmasını sağlayacak.
LTE ve WiMAX nedir?
Daha önce 4G’yi araştırdıysanız karşınıza LTE ve WiMAX
adında iki olgu çıkmıştır. Bunları da yazımızda açıklayarak sizi
araştırma külfetinden kurtarmanın en iyisi olduğuna kadar verdik.
WiMAX (Worldwide Interoperability for Microwave Access - Dünya Çapında Karşılıklı Çalışma Uyumu ve Mikrodalga Erişimi)
sabit ve mobil bağlantı için gelişmiş kablosuz genişbant sağlayan bir
bağlantı teknolojisi. Sabit operatörlerin tercih edeceği bir teknoloji
olan WiMAX ile büyük maliyet tasarrufu sağlanacağından, eskiden sabit
telefon hatlarının ulaşamadığı yerlere telefon hizmeti ulaştırılacak.
LTE (Long Term Evolution – Uzun Vadeli Evrim), mobil
cihazlara sabit hatlardaki kadar gelişmiş genişbant özellikleri
kazandıran bir bağlantı teknolojisi. Bu özelliği nedeniyle de GSM
operatörleri tarafından tercih ediliyor. Bant genişliği ve tepki süresi
konularında 3G’ye nazaran iyileştirmeler gerçekleştirecek olan LTE,
mobil cihazlarımızdan ADSL’e benzer hızlarda data trafiği
gerçekleştirebilmemizi sağlayacak.
4G neyi değiştirecek?
4G ile mobil internet kullanıcıları kişisel cihazlarından istediği
her yerde, istediği zaman, istediği içeriğe ulaşabilecek. Üstelik bunu
son derece hızlı bir bağlantıyla gerçekleştirecek.
Ayrıca kullanıcılar, daha fazla data paylaşım istiyorlar. Bugüne
kadar ses ağırlıklı olan kullanıcı trafiği profili 2015 ve sonrasında
data transferi ağırlıklı olacak. Buna bağlı olarak daha fazla geniş
banda ihtiyaç duyulacak.
LTE’ye yol gösteren temel unsurları ağ kapasitesi, performans yönetimi ve verimlilik olarak sıralayan GSA Başkanı Alan Hadden,
yeni ürün ve hizmetlerin gelişiminin operatörler için gelir artışı
anlamına da geldiğini söyledi. Hadden, “Bu yeni teknoloji, operatörlere
2015 yılında 200 milyar dolardan fazla ek gelir sağlayacak” dedi.
LTE’nin geleceğin mobil veri talebini desteklemesine olanak sağladığını kaydeden Alan Hadden, “LTE
mobil veriler için daha fazla destek sağlayabilecek bir teknoloji. Daha
hızlı uplink, daha düşük gecikme süresi ve yeni video tabanlı
hizmetlerin bazıları sadece LTE kullanımı ile mümkün olabilecek” dedi.
Kaymak: Scroll