Giriş Yap Kayıt ol Online Üyeler Aktif Konular Arama Üyeler Forum Kuralları
Tahribat.Com | Atatürk‘ün İHA Projesi
Tahribat.Com Forumları
Bilim Teknik Teknoloji
      Atatürk‘ün İHA Projesi
Bu Bölümde yeni konu açmak için tıklayın Konuyu cevaplamak için tık...
Konu 11 Eylül 2010 (Cumartesi) 13:11 tarihinde açıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
Sencer


Kayıt : 20 Nisan 2008
Zülfadıl
Erkek Üye
 

ATATÜRK’ÜN VASİYETİ: ANKA-HERON PROJESİ

Atatürk'ün Kripto Mesajları Çözülüyor...

Son yıllarda Atatürk’ün vasiyeti ile ilgili çeşitli spekülasyonlar yapılmaktadır. Vasiyet, “çok gizli kasalarda saklanmaktadır” türünden bir çok olur olmaz şeyler anlatılmaktadır.

Artık yeri ve zamanı geldiği için, spekülasyonları bir kenara iterek, SIRDAŞ’ta bulunan bir belgeyle; Gazi Paşa, Abdülhamid Han ilişkisini ve Gazi Paşa’nın gerçek vasiyetlerinden şimdilik bir tanesini, 30 Ağustos Zafer Bayram’ı şerefine, orijinal belgeleri ile ilk defa Türk ve Dünya kamuoyunun ilgisine sunuyoruz.

Çok detaya inmeden, öncelikle Gazi Paşa ile ilgili bilinmeyen birkaç sırrı söyleyelim: Mustafa Kemal, daha genç bir subayken, ‘özel bir istihbarat subayı’ olarak yetiştirilmiştir. Bulgaristan’da, Viyana’da, Romanya’da, Almanya’da birçok istihbarat görevlerinde bulunduğu bilinmektedir. Ancak buradaki istihbarat görevlerinin “HAVACILIKLA” ilgili olduğu bilinmez! Nitekim, Gazi Paşa, Osmanlı Devleti adına, arkadaşı Fethi Bey  ile birlikte, 1910 yılında Fransa’da yapılan büyük Picardie Manevraları’nı yabancı ülkelerin kurmaylarıyla birlikte izleme görevi aldığını özellikle hatırlatalım…(* )

Gazi Paşa'nın, Veliaht Vahidettin Efendi’nin, 15 Aralık 1917 – 5 Ocak 1918 tarihleri arasında yaptığı Almanya yolculuğuna katıldığı bilinmektedir. Atatürk, bu geziden sonra, hastalığının tedavisi için Viyana’ya, Karlsbad’a gitti. Burada gerçekte hastalık bahaneydi.Asıl amaç, orada havacılıkla ilgili, askeri bilim adamlarının karargahlarında, birçok belge ve bilgiyi incelemekti.

Gazi Paşa, Cumhuriyetin ilanından sonra çok gizli bir birim kurmuş, bu birim havacılıkla ilgili gelişmelere yön vermiştir.

Atatürk'ün Parolası: “İSTİKBAL GÖKLERDEDİR!”

Gazi Paşa, o günkü ismi tayyare olan, uçaklarla ilgili  çok ciddi bilgilere sahipti. Batılıların havacılık alanında yaptığı çalışmaları yakından takip ediyor, kurduğu ekiple de bir çok ciddi bilgi ve belgeye ulaşıyordu.

Gazi Paşa, havacılıkla ilgilenmeye başladığından beri, gözünü hep semâya dikmiş, “savaşların ve milletlerin kaderinin belirlenmesinde, uçakların çok belirleyici rol oynadıklarını” bir çok konuşmasında ifade etmiştir.

Konu çok daha detaylı olup, burada fazla ayrıntılara girmeden esas konumuzu anlatalım:

Gazi Paşa, Cumhuriyeti ilân ettikten sonra, havacılık  sektörüne özel bir ilgi göstermeye başladı. Edindiği bilgi ve tecrübeleri, bu alanda kullanmaya gayret gösteriyordu. Türk havacılığının gelişmesini, güçlendirilmesini sağlamak amacıyla zaman geçirilmeden gerekli girişimleri başlattı. Bu amaçla, Ankara’nın Hacıbayram semtindeki bir evde, Türk Tayyare Cemiyeti kurularak (16 Şubat 1925)  kurumsal anlamda adımlar atılmaya başlanmıştır.

Yazımızın konusu ile ilgili, burada çok önemli olan bir anıyı sizlerle paylaşalım istedik:

“Devlet Hava Yolları’nın 1953-1954 yıllarında Genel Müdürü olan, Afyon Milletvekili  Rıza Çerçel, ‘Atatürk ve Hava Yollarımız’ adlı yazısında bir anısından söz eder: Atatürk, bir yaz gününde Devlet Hava Yolları, Ankara Tayyare Meydanı’nı ziyarete gelmişti.

O’na, alan binası önünde hasır bir koltuk getirmiş; etrafını çevrelemiş; yakın bir gelecekte yapılacak işleri, alınacak uçakları, kurulacak tesisleri uzun uzun anlatmıştık. Atatürk sadece dinliyordu. Bu dinleyişte tunçtan bir heykel sabrı vardı. Nihayet bu mutlu ziyaretin değerli anısını sonsuzlaştırmak için kendisinden bir imzasını rica etmiştik. Uzatılan defteri ve kalemi aldı. Düşünüyordu. Gözleri karşıki ıssız tepelerle, bunların çevrelediği alan boşluğunda bir şeyler arıyor gibiydi, isteksiz bir edâ ile başını önüne eğdi. Elindeki kalemin, kâğıt üzerine mıhlanmış gibi bir hali vardı. Nihayet kalem işler gibi oldu ve kâğıt üzerinde Kemal’in baş harfi olan tek bir K harfi belirdi. Fakat hepsi bu kadardı. Büyük insan atacağı Kemal Atatürk imzasının baş harfi olan K harfini yazdıktan sonra defteri ve kalemi geri verirken: “Şimdilik bir K harfi yeterlidir. Bana vaad ettiğiniz işler yapılıp bitirildikten sonra imzamın geri kalan kısmını tamamlarım” demişlerdi.”

 

1922 yılında Gazi Paşa’nın kurduğu bu gizli teşkilat, O’nun havacılık alanındaki vasiyetlerini yerine getirmek için canla başla çalıştı. Burada önemli olan şudur: “Bana vaad ettiğiniz işler yapılıp bitirildikten sonra imzamın geri kalan kısmını tamamlarım” demesi bu teşkilatın varlığına da açık bir delildir.

Atatürk, seçkin subaylardan kurduğu bu birimle, tayyarecilikle alâkalı  çalışmalar yapıyor, bu seçkin subayların, yabancı uçak pilotları ile bir araya gelmelerini sağlıyordu. Böylece Türk havacıları, bilgi ve deneyim kazanarak yetişiyorlardı.

Bu çalışmalar neticesinde, Osmanlıca olarak, askere özel, az sayıda basılmış tayyarecilik ve gelişmelerle alâkalı – daha sonra birçok nüshası ortadan kaldırılmış- kripto bir mecmuada şunlar yazılıydı:

“İstikbâlde (ilerde) tayyareler öyle ileri gidecek ki, devletlerin ve milletlerin her hareketlerini gözetleyecek, dev gece görüşü teknikleriyle, şehirler ve milletler gece dahi gözetlenecekti.”

Bugünün ifadesiyle bu bir “HERON” tanımıydı. Heron ismi bize ait bir tanım olmadığı için Atatürk ve arkadaşları buna “ANKA” demişlerdi.

 

Anka Kuşu, Türk Mitolojisindeki Huma kuşu olarak da bilinmektedir.

http://www.turkcebilgi.com/anka_ku%C5%9Fu/ansiklopedi

O zamanki yayınlanan bu dergide ANKA KUŞU’NU (Heron) görüyoruz: 1922 tarihli orijinal bu nüshayı sizlere sunuyoruz.

 

 

 

 (İstikbaldeki Tayyareciliğin safahatından)

 Bu kripto  mecmuanın diğer sayfalarından  birkaç örnek resmi aşağıda sizlere sunuyoruz:

 

(Tayyareci Refik ile mösyö Rövesebr, İstanbul Belediye Başkanı Cemil Paşa karşılaşması.)

 

 

 

 
Resimdeki yabancı tayyarecilerle beraber olan Türk tayyareciler 42. ve 32. Alaylara mensup, savaşçı seçkin subaylardır.

(Bu alaylarla ilgili ayrıntıları aşağıdaki linklerden bulabilirsiniz.)

http://www.turkmeclisi.org/?Sayfa=Temel-Bilgiler&Git=Bilgi-Goster&Baslik=tarihimizde-iki-kahraman-alay&Bil=302

http://www.bilgiagi.net/authorport.com/42-gonullu-alay-her-yerde/517/

Bu alayların ortak özellikleri; tamamen savaş birlikleri olmalarının yanında gönüllü olmalarıdır. Ve bu alaylar,  Gazze  ve Hicaz Alayları olarak adlandırılmaları çok manidar değil mi? Gazi Paşa’nın sık sık kullandığı şu  söz: “Tarih tekerrürden ibarettir” sözü bugün yine tekerrür etmiştir.

Bilindiği gibi Mavi Marmara Gemisi’nin Gazze’ye yardım götürmek için çıktığı yolda, yaşanan olaylardan sonra, İsrail ile Türkiye arasında HERON krizi çıkmıştı. Türkiye bu olaydan sonra, yerli bir proje olan ANKA’yı  hayata geçirmişti. Bunu şunun için yazdık: Verdiğimiz resme dikkatle bakarsanız resimdeki  42. ve 32. AL kelimelerini görürüsünüz.

Gazi Paşa’nın kurduğu bu teşkilatın, daha evvel Gazze ve Hicaz’da savaştığı ve kahramanlıklar yaptıkları bilinmektedir. Bu tayyareci subaylar işte bu 42. ve 32. Alay’a mensup kişilerdir. Ayrıca burada şu notu da düşelim, bir çok  istihbaratçı subay Hilâli Ahmer’de görev almıştır.

 
Resimdeki iki ANKA KUŞU’NA dikkat edelim: O dönemde hayâl edilmiş, çizilmiş bu kuşların özelliklerine dikkat edelim.

O dönemin süper gücü olan İngiltere’nin Başkenti Londra’yı; iki ANKA KUŞU, aydınlatarak gözetlemektedir. Buckingham Sarayı’nı, Thames Nehri'ni ve sokakları görmekteyiz. 

Kripto kitapta  ayrıca şu ifadelerin yer alması oldukça çekicidir: Bir gün başta Londra olmak üzere, tüm dünyanın başkentlerini, dağlarını, kırlarını izleyeceğiz! Türk kuşları, pilotsuz havalanma kabiliyetine sahip olacak. (Bu söylenenlerin 1922 yılında yazıldığını tekrar vurgulayalım.)

Şimdi 1922 yılında çizilen bu ANKA'yı  daha yakından inceleyelim:

 

 

ANKA KUŞU’NUN üzerindeki harflere ve sayılara dikkat edelim: (Resmin ve yazıların 1922 tarihine ait olduğunu, tekrar, hatırlatalım)

Bir yerinde : 10

Bir yerinde : T

Bir yerinde : 001

Bir yerinde : AN

Bir yerinde : KA

Bir yerinde  yalnız : K

Bunlar birleştirildiği zaman: ANKA 10 T001  K

Meydana çıkıyor. Bugün artık Gazi Paşa’nın  "Şimdilik bir K harfi yeterlidir. Bana vaad ettiğiniz işler yapılıp bitirildikten sonra imzamın geri kalan kısmını tamamlarım"  sözündeki vaad tamamlanmış ve imza atılmıştır.

O imza da: Kemal Atatürk'tür...

Şimdi yukarıdaki harf ve sayıların hepsini tekrar sıraya koyalım: ANKA 10 T001  Kemal Atatürk.

Şimdi  de Türkiye'nin kendi ürettiği ANKA'nın seri numarasına  ve sonundaki imzaya bakalım:

 

10 T001  Kemal Atatürk.

Ve Atatürk'e verilen söz, bugün  tutulmuş, proje hayata geçirilmiştir.

Şimdi yukarıdaki  1922 yılındaki ANKA'NIN sağ alt köşesindeki  imzaya dikkat buyurun lütfen :

 Ve Atatürk’ün kullandığı 1922 yılındaki imzaya bakalım: (http://forum.bbs.tr/turkler-ve-ataturk/638-ataturkun-imza-ve-muhurleri.html) 



 Gazi Paşa’nın imzası aynen korunmuştur. Gazi Paşa’nın K.A imzası da ANKA’NIN önüne konulmuştur.

 
Bu proje, şu an dünyada 3 ülkede vardır. ABD, İsrail ve Türkiye. Türkiye neden birinci olamamıştır? Bunun vebâli ise uçak fabrikalarımızı Atatürk’ün vefatından sonra kapatanlardadır.

 

SONUÇLAR:

1- Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vasiyetleri gerçektir. Bu vasiyetleri gerçekleştirmek için “özel bir birim” canla başla çalışmaktadır.

2- Kamuoyunda tartışılan vasiyetlerin gerçekle ilgisi yoktur. Atatürk çok büyük bir plan çizmiş, Türkiye Cumhuriyeti’ni, Büyük Türkiye idealine ve dünya hakimiyetine götürecek programları kriptolamıştır. Bugün onlardan sadece birini açtık.

3-Atatürkçü geçinen çevrelerle, Atatürk karşıtlığı yapan çevreler, Atatürk’ün şahsi ve beşeri yönlerini ele alıyorlar. Atatürk’ün üstlendiği misyonu anlamıyorlar…

4-Atatürk ve Abdülhamid Han arasındaki ilişkiler çok büyük sırlar taşımaktadır. Günü geldiğinde o kriptolarda açılacaktır.

5-Gazi Paşa’nın, havacılara olan özel bir emrinden de bahsedelim: Gazi Paşa, havacılardan, bölgelerindeki arkeolojik değeri olan kalıntıların havadan çekilmiş fotoğraflarını, neden istemiştir?

6- Yukarıda demiştik ki, bir çok  istihbaratçı subay, Hilali Ahmer’de görev almıştır. İşte o dönemdeki Hilali Ahmer  makbuzlardan biri:

7- Nautilus, Jules Verne'in Denizler Altında Yirmi Bin Fersah adlı 1870 ve Esrarlı Ada adlı 1874 yılı romanlarında anlatılan, hayal ürünü bir denizaltıdır. Türk ANKA'SI 1922'lerde Türk dehasının bir ürünüdür. Ve artık hayal değildir!

8- Bu arada, "1922 yılında harf devrimi ilan edilmedi, ANKA'da nasıl Türkçe harfler kullanıldı" diyecek olanlara da, 1890’lı yıllara ait Türkçe harflerin kullanıldığını gösteren  başka bir belge gösterelim.

 

 Müzik belgesinin iç sayfalarındaki yazılar.

9- "İstikbal Göklerdedir" parolası bugün artık daha iyi anlaşılmaktadır.

10- 1900'lü yılların başında bu tip (Aerodinamik) çalışmalar yapan Türk dehaları İngilizlerce kaçırıldı ve bu olay devrin gazetelerinde yer aldı.

  (*) Atatürk ve Havacılıkla ilgili daha ayrıntılı bilgi için:

 http://www.atam.gov.tr/index.php?Page=DergiIcerik&IcerikNo=1020

 

 Kriptoloji, şifre bilimidir. Çeşitli iletilerin, yazıların belli bir sisteme göre şifrelenmesi, bu mesajların güvenlikli bir ortamda alıcıya iletilmesi ve iletilmiş mesajın deşifresiyle uğraşır. http://tr.wikipedia.org/wiki/Kriptoloji

 




 

 

 


 

 

 


 

 

 






Muhacir... 
11 Eylül 2010 (Cumartesi) 13:18 tarihinde yazıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
SpyBreaK


Kayıt : 16 Haziran 2006
Mr.Zorba
Erkek Üye
 

çizik atıyorum.. çok ilgimi çekti okuyacağım..


Cetvelle en son neyi ölçtünüz ? Cevabı duyar gibiyim.. :=) Söyleyin, utanmayın! 
11 Eylül 2010 (Cumartesi) 13:23 tarihinde yazıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
gokcan


Kayıt : 1 Aralik 2008
ANKARA - İSTANBUL
Erkek Üye
 
gerçekten çok ilginç peki bunu hangi kurum yada kim paylaşmış

borç yiğidin,ders,ödev,vize,final öğrencinin kamçısıdır..G.A kan grubu: 0rh+ 
11 Eylül 2010 (Cumartesi) 13:25 tarihinde yazıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
diamonique


Kayıt : 23 Temmuz 2009
MetallicA
Erkek Üye
 

Tayyip Erdoğan ile Yaşar Büyükanıt arasında Dolmabahçe'de yapılan o gizli görüşmede de Atatürk'ün gizli vasiyetlerinin Genelkurmay tarafından hala açıklanmadığına dair Tayyipin, Büyükanıtı tehdit ettiği gibi bir söylenti var. Acaba bu planın Genelkurmay tarafından geç hayata geçirildiği gibi birşeyden dolayı tehdit etmiş olabilir mi?


diamonique, 29 Eylül 2010 (Çarşamba) 19:54 tarihinde Türkiye AB ye girene kadar uzaklaştırıldı. Uzaklaştırılma Sebebi: bas git lan. Gel la buraya. Giderken ne dedin sen. Ne dedin giderken ne dedin. Kime artistlik yapıyosunuz olum. Bura kimin lan. Kimin la burası. Bu saçlar ne. Karı mısın olum sen, karı mısın lan sen. Hı. Git saçlarını kestir gel, git lan. Gel buraya.. Ne lan dikdikleniyon öle, ne dikdikleniyon olum, Çakıyım mı azına. Gel la buraya gel. Otur şuraya otur. Delikanlı mı oldunuz lan 
11 Eylül 2010 (Cumartesi) 13:33 tarihinde yazıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
Sencer


Kayıt : 20 Nisan 2008
Zülfadıl
Erkek Üye
 

gokcan bunu yazdı:
-----------------------------
gerçekten çok ilginç peki bunu hangi kurum yada kim paylaşmış
-----------------------------
Geçtiğimiz aylar içerisinde Çin'deki Beyaz Piramitler'in içini görüntüleyen gazeteci Oktan Keleş. Netpano.Com ve de Onaltiyildiz.Com gibi sitelerde yazarlık yapıyor.Bir iki televizyon programına çıkmıştı Habertürk'te.Biraz ilginç bir adam.


Muhacir... 
11 Eylül 2010 (Cumartesi) 13:36 tarihinde yazıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
7714714


Kayıt : 4 Ocak 2010
manisa
Erkek Üye
 

kayserideki uçak fabrikasını kapatarak daha ucuz diye dışarıdan uçak alınması havacılık için cinayet olmuştur.fabrika kapatılmasa bugün havacılık sanayiinde farklı konumda olurduk.dışardan almak ilk başta ekonomik gibi görünmüş olabilir ama sonraki yıllarda hem daha pahalı olmuştur hemde teknolojinin kaybedilmesine neden olmuştur


 
11 Eylül 2010 (Cumartesi) 13:49 tarihinde yazıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
XpertVision


Kayıt : 9 Agustos 2008
Las Vegas
Erkek Üye
 

7714714 bunu yazdı:
-----------------------------

kayserideki uçak fabrikasını kapatarak daha ucuz diye dışarıdan uçak alınması havacılık için cinayet olmuştur.fabrika kapatılmasa bugün havacılık sanayiinde farklı konumda olurduk.dışardan almak ilk başta ekonomik gibi görünmüş olabilir ama sonraki yıllarda hem daha pahalı olmuştur hemde teknolojinin kaybedilmesine neden olmuştur


-----------------------------

allah belanı öteki tarafta da versin menderes


 
11 Eylül 2010 (Cumartesi) 14:01 tarihinde yazıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
chirkin01


Kayıt : 17 Temmuz 2005
istanbul
Erkek Üye
 

bilmeden araştırmadan sadece kulaktan ve yanlı olarak duyulan ve araştırmaya öğrenmeye bile gerek duymayan zihniyetin sonucu istersen nette biraz araştır kimin kapattığını bütün kayıtlar ismet inönüyü onun dönemini gösterir menderes o dönemde mecliste bile değil 

Demirağ 'ın İşleri Ters Gitmeye Başlıyor 

1939'da THK, sipariş ettiği 65 adet uçak için imal edilen prototipe uygun olmaması, uçakların akrobasi kabiliyetinin bulunmaması ve zamanında teslimat yapılmaması gerekçeleriyle sözleşmeyi feshetti. Nuri Demirağ'ın THK'ya açtığı davada iki ayrı bilirkişi raporunun olumlu olmasına rağmen, siyasi baskıların etkisiyle Ankara Ticaret Mahkemesi Demirağ'ın aleyhine karar verdi ve bu karar Demirağ'ın havacılık konusundaki faaliyetlerine büyük ölçüde sekte vurdu. Nuri Demirağ çalışmalarına bir süre daha devam etti. II. Dünya Savaşı sırasında fabrikaya Westland Cysander tipi keşif/irtibat uçaklarının onarım ve yedek parça üretimi verildi. Fakat 1943'te fabrika faaliyetlerini durdurdu. Demirağ'a İspanya, Irak ve İran'dan gelen teklifler hükümet tarafından engellendi. Gök Okulu kapatıldı. Yeşilköy'deki üzerinde fabrika ve uçuş etüd merkezi olan tesisler havaalanı yapılmak üzere ‘yok fiyatına' istimlak edildi. Elde kalan uçaklar ise devredilemeyip hurdacıya satıldı. Soyadını vererek, tüm çalışmalarını desteklediğini açıklayan Atatürk, o sırada hayatta değildir. 

Türk Hava Kurumu ile olan davası nı kaybeden Nuri Demirağ, başta o devrin Cumhurbaşkanı olmak üzere bütün hükümet üyelerine sayısız mektuplar yazarak, bu yanlışlığın düzeltilmesini ister. Ama kapılar bir kez daha yüzüne kapanır, ne kadar zorlasa da fabrika açılmaz. Nuri Demirağ 10 milyonluk zararı sineye çeker (O yıllarda devlet bütçesi 200 milyon liradır). 

Ne gariptir ki THK' nın almadığı bu uçaklar 16.000 uçuş yapar, senelerce uçar ve bir tek kaza dahi olmaz. 


 
11 Eylül 2010 (Cumartesi) 14:03 tarihinde yazıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
chirkin01


Kayıt : 17 Temmuz 2005
istanbul
Erkek Üye
 

biraz araştırmak okumak öğrenmek lazım direk kulaktan dolma bilgiyle olmaz bu işler


 
11 Eylül 2010 (Cumartesi) 14:44 tarihinde yazıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
habib_mx_tr


Kayıt : 14 Haziran 2006
Erkek Üye
 

Teşekkürler Sencer, Oktan Keleş'in sadece Türk Piramitleri ile ilgili yazdıklarını okumuştum. Milletimize aşılanan iftiralar, yalanlar ve çarpıtılan gerçekler Ulu Önder'in şahsi ve beşeri yönleriyle tartılmasına neden olmuştur. Kendini ayrı millet sananlar, Ata'yı yanlış tanıyanlar ve diğer kirletilen zihinler inandıklarına öyle bağlanmıştır ki ancak Levh-i Mahfuz'u önlerine serip olan bitenleri gösterdiğinizde gerçeklere inanacaklardır. Tüm bunlara rağmen şer ne yaparsa yapsın Türk'e engel olamayacak, zafer Türk'ün olacaktır. Bugün bize düşen çalışmak, öğrenmek, öğretmek ve üretmektir.

-----------------------------------------------------------------------

Bu dünyadan göçerek Türk milletine veda edeceklerin çocuklarına, kendinden sonra yaşayacaklara, son sözü bu olmalıdır: "Benim Türk milletine, Türk cemiyetine, Türklüğün istikbaline ait ödevlerim bitmemiştir, siz onları tamamlayacaksınız. Siz de sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz." Bu sözler bir ferdin değil, bir Türk ulusu duygusunun ifadesidir. Bunu, her Türk bir parola gibi kendinden sonrakilere mütemadiyen tekrar etmekle son nefesini verecektir. Her Türk ferdinin son nefesi, Türk ulusunun nefesinin sönmeyeceğini, onun ebedî olduğunu göstermelidir. Yüksel Türk! Senin için yüksekliğin hududu yoktur. İşte, parola budur!

Mustafa Kemal Atatürk (Ulus gazetesi, 12.12.1935)


!!! 
11 Eylül 2010 (Cumartesi) 14:52 tarihinde yazıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
gokcan


Kayıt : 1 Aralik 2008
ANKARA - İSTANBUL
Erkek Üye
 
Sencer bunu yazdı:
-----------------------------

gokcan bunu yazdı:
-----------------------------
gerçekten çok ilginç peki bunu hangi kurum yada kim paylaşmış
-----------------------------
Geçtiğimiz aylar içerisinde Çin'deki Beyaz Piramitler'in içini görüntüleyen gazeteci Oktan Keleş. Netpano.Com ve de Onaltiyildiz.Com gibi sitelerde yazarlık yapıyor.Bir iki televizyon programına çıkmıştı Habertürk'te.Biraz ilginç bir adam.


-----------------------------
peki konuda geçen fotoğraf vb bilgiler askeri bilgi değil mi

borç yiğidin,ders,ödev,vize,final öğrencinin kamçısıdır..G.A kan grubu: 0rh+ 

[1] [2] [3]   [»] [»»]


Bu Bölümde yeni konu açmak için dıklayın Konuyu cevaplamak için tık...
Allah'a Havale Et Google Bookmark'a Ekle Yahoo'ya Ekle Stumbleupon'a Ekle Facebook'a Ekle Twitter'a Ekle   Google'da Ara : Atatürk‘ün İHA Projesi Favorilerime Ekle Yukarı Çık
Konuda 23 Mesaj Var.
Konu 2166 Sefer Gösterilmiş.
2001-2012 © Tahribat Group - Her Hakkı Saklıdır. - ● Gizlilik İlkeleri ● Kullanım Koşulları ● İletişim