Yalnızlar kendi aralarında bile ikiye ayrılamazlar.
Yalnız'ın toplu fotoğrafları bile vesikalıktır.
Yalnız'ın hayatını kalabalıklar yaşar.
Yalnız ölünce, nüfus eksilmez.
Yalnız iğneyi de çuvaldızı da kendine batırır, yetinmez minare hatta bayrak direği arar.
Yalnız çok tutumludur; düş'ünden tırnağından artırır, hep içine atar.
Yalnız hiçbir şey'in devamını getiremez.. her şey'in ortasını yaşar.. yalnız ortalıkta şaşar.. yalnız orta malı'dır, herkes onu bir defa mutlak kullanmalıdır.
Yalnızın üzerini geceleri martılar örter...
Yalnızın eşyaları, yalnızı döver.
Yalnızlık, Tanrı’ya mahsustur.. Yalnızlık, Tanrı’nın yanına usulsüz park yapmaktır.
Yalnız sever, evlenir, nurtopu gibi ülser’i ve gastrit’i olur. Yalnız boşanır, çocuk annesine verilir. Hüzün babaya.
Yalnız, terliğine darılır, yastığına sarılır. Yorganına kızar, kanepede uyur.
Yalnıza sormuşlar: “boynun neden eğri?” “hüzün kireçlenmesinden” demiş.
Metüst ne güzel yazmış yalnızlıkla ilgili (: