|
|
Her sabah olduğu gibi yorgun kalkıyorum yatağımdan; Her gece uzun uzun öpüşüp sevişiyorum umutlarımla bundan olsa gerek bitip tükenmeyen halsizliğim. Yüzümü yıkadığım tulumba kurumuş tıpkı göz çapaklarım gibi… Karşımda yükselen meşhur Şahin Kayalıklarını ve saçlarımının arasından bana nanik yapan iki tek beyaz saç telimi selamlıyorum ayna karşısında… Hava sıcak tadı da yok peynir-karpuzun, bu yüzden kokunu azık ediyorum kendime… Sessizce titreyen telefonumun ekranında ki Günaydın Hayatım mesajı ile acı bir tebessüm sarkıyor yüzümden, sahi zor olan İstanbul’a gelmek mi, yoksa İstanbul’un Fatih’i kalabilmek mi? Beynimi meşgul eden soru trafiği bütün can alıcı ve cinnet getirici haliyle başlıyor. Bütün yollar tıkalı, çalışmıyor trafik ışıkları ve zincirleme sorular dökülüyor dilimden… Kolay mı sanıyorsun seni senden uzak da ama seninleymiş gibi yaşamak? Bu dayanılmaz ızdırab-ı hasrete dayanmak ne mümkün… Otobüs durağında hiç bilmediğim yerlerin çok oturgaçlı götürgeçlerine binip, en ıssız İzmir sokaklarının metre karesini alıyorum şimdilerde… Konak-Karşıya vapuruna bu 8. binişim, her bir martıya senin adınla hitap ediyorum. Yüreğime sığmayan kara sevdamı, fırından çıkmış bir simit gibi atıyorum körfeze ve martılara yem ediyorum. Yesinler ve ayaklarına bağladığım notumu sana getirsinler diye... Gözlerimden dökülen yaşların ardından içimden kopan kızılca kıyametler vapur düdüklerine karışıyor… Seni o çok sevdiğin İzmirle tanıştırıyorum… Boş ve anlamsız adımlarımın ardı arkası kesilmiyor, Konak İskelesinden, Alsancak kaç adım biliyor musun? II. Kordon’un varlığını ben senin sensizliğinde fark ediyorum… Kalbimin orta yerine kurduğun koloni genişledikçe genişliyor ve dar geliyor şu koca umman bile… İşte bak imbat zamanı!... Tıpkı hasretten kalbim gibi tunç rengine dönen denize bakıp iç çekme zamanı… Ne vardı şimdi burada olsaydı? Ne vardı Yunan ordusu gibi gönlümün İzmirini işgal etseydi? Beni emel-i aşkına göre parçalayıp yönetseydi? Gönlümün haritasını tekrardan çizseydi? En ağır Sevr’i imzalamaya hazırım ben; İyi günde, kötü günde, hastalık da, sağlık da…. Evet memur bey alayına evet! Güneş terk ederken İzmir’i ben gözlerimden dökülen ve hasret ateşiyle ‘cısss’ diye anında buharlaşan göz yaşlarım ve dilimde o aynı kelimeyle geri dönüyorum 32 metre karelik teras katıma… Yine uyku tutmayacak en zifiri saatlerde ve ben yine kağıt toplayan çocuklara semaver çayı yapıp vereceğim, Belki yine ‘Abi Allah seni sevdiğine kavuştursun’ derler diye..Gözlerim uykuya teslim olurken ben senin hayalinin koynundayım işte. Alnından öptüğüm sen olmalıydım bu uçsuz karanlıklar değil… Dilimde o cümle ile bileklerimi uzatıyorum sensiz uykulara ve teslim oluyorum. Sen benim kara sevdam değil, İstanbulumsun! Saygılarımla
Sen benim savaş çomağım ve savaş silahımsın. Ulusları parçalayacak ve krallıkları yok edeceğim ve seninle atlarla binicilerini ve savaş arabalarıyla sürücülerini kırıp ezeceğim ve erkeklerle kadınları ve gençlerle yaşlıları ve delikanlılarla genç kızları ve çobanla sürüsünü ve çiftçiyle öküzlerini ve valilerle yardımcılarını darmadağın edeceğim.
Ve onlar bize kızmayın, kin beslemeyin dediler. Çünkü haklıydılar. Güçlüler haklıydı ve Rab hep HAKLILARDAN YANAYDI...
|
espir

Kayıt : 27 Aralik 2005 DÜZCE
|
|
Alıntımıdır...? Fark etmez güzel bir İstanbul paylaşımı?
BİZ DOĞARKEN YETİM DOĞMUŞUZ,, BABAMIZ OLSA NE YAZAR..!
|
|
|
espir bunu yazdı: -----------------------------
Alıntımıdır...? Fark etmez güzel bir İstanbul paylaşımı? ----------------------------- Hayır (ç)alıntı değil tamamen alın teridir.
Sen benim savaş çomağım ve savaş silahımsın. Ulusları parçalayacak ve krallıkları yok edeceğim ve seninle atlarla binicilerini ve savaş arabalarıyla sürücülerini kırıp ezeceğim ve erkeklerle kadınları ve gençlerle yaşlıları ve delikanlılarla genç kızları ve çobanla sürüsünü ve çiftçiyle öküzlerini ve valilerle yardımcılarını darmadağın edeceğim.
Ve onlar bize kızmayın, kin beslemeyin dediler. Çünkü haklıydılar. Güçlüler haklıydı ve Rab hep HAKLILARDAN YANAYDI...
|
|
|
Hoam çok iyi Yılmaz Erdoğan tarzı olmuş kalemine sağlık.
Ve blok yapılan derslerin tek güzelliği, bir sigara daha içmeyip düşünebilmek seni..A.Redif YANKI
|
|
|
Bir gün HERKES FENERBAHÇELİ OLACAK...
|
|
|
@Dina_Kaki; Hocam Yılmaz Erdoğan'ın tarzını pek bilmem daha özgün olmaya çalışıyorum... @azizsenel55; (ç)al hacım... Yazdıklarım TBT'nin malıdır... Yazdırana selam olsun gari;)
Sen benim savaş çomağım ve savaş silahımsın. Ulusları parçalayacak ve krallıkları yok edeceğim ve seninle atlarla binicilerini ve savaş arabalarıyla sürücülerini kırıp ezeceğim ve erkeklerle kadınları ve gençlerle yaşlıları ve delikanlılarla genç kızları ve çobanla sürüsünü ve çiftçiyle öküzlerini ve valilerle yardımcılarını darmadağın edeceğim.
Ve onlar bize kızmayın, kin beslemeyin dediler. Çünkü haklıydılar. Güçlüler haklıydı ve Rab hep HAKLILARDAN YANAYDI...
|
|
|
çok güzel olmuş... eline sağlık...
Zencinin malı züğürtün çenesini yorar :D:D
|
|
|
Çok güzel yazmışsın hacım. Acaba bizede yazan birileri var mıdır uzaklarda?
Düşme Peşime.. Düş Peşindeyim..
|
A_REX

Kayıt : 25 Aralik 2003 hade lan...
|
|
Hannibalgan yine dötürmüşsün eline saglık takip ediyoruz...
Öyle yada böyle zor kırılmamış gibi yapmak, Sözlerini unutmak o en çok sevdigin şarkının...
|
|
|
güzell.dostum yüreğine sağlık
Yapmadıklarınıza pişman olmaktansa,Yaptıklarınıza pişman olun...Yapın pişman olun, yada yapmayın yine pişman olun.
|
MinervaL

Uzaklaştırılmış Üye
Kayıt : 29 Eylül 2008 Saqopa&VaLe
|
|
güzel ama klasik buldum
Konumu silenlere inat kürdüm MinervaL, 13 Eylül 2009 (Pazar) 22:56 tarihinde Türkiye AB'ye girene kadar uzaklaştırıldı.
Uzaklaştırılma Sebebi: http://www.tahribat.com/rulelist.asp?rulecat=1&id=36 ve http://www.tahribat.com/rulelist.asp?rulecat=1&id=28
kurallarını düzenli olarak çiğnemek ve hakkında sürekli gelen şikayetler doğrultusunda siteden uzaklaştırılmıştır... Git hocam bu siteden, kimse istemiyor seni...
|
|