Bu başlık altında kuantum ile tanıştıktan sonra hayatınızda neler değiştiğini paylaşalım.
[Kuantum ile ilgili bilgisi olan yada olmayan arkadaşlar, burası tecrübe paylaşma başlığıdır.Geyik yapmayınız ]
2004 yılında kuantum ile ilgili kitaplar okumaya başladım.Başlangıçta ciddiye almadım.Öle şey olurmu hiç dedim.Ama oluyormuş.Sonradan öğrendim.
Okuduğum kitapların küçük şeylerle başlayın önerisine kulak verdim ve o zamandan sonra olanlar oldu.
_________________________
İlk olarak çalıştığım şirketin arabalarına park çözümü bulmak ile işe başladım.Saçma gelebilir size ama olan net olarak bu:
Çalışmakta olduğum şirketin arabaları özellikle sabah saatlerinde park yeri bulmak neredeyse imkansızdır.Çok şanslı olmak lazım.Beşitaştaydı ofis.
Bizim şöförlerden yusuf abi ile konuyu paylaştım.Birkaç deneme yapmasını istedim ve bende denedim.
Sabah evden işe doğru yola çıktığımızda içimden şöyle dedim: Ofisin önüne ulaştığımızda, yan taraftaki mağazanın önünde 1 araçlık boş yer bizi bekliyor olacak ! Buna inandım.içim rahat bir şekilde gittik.Ve tamda düşündüğüm gibi tam istediğim yerde park yeri vardı.Bunu yusuf abi o zamandan bu yana kullanıyor.(Hava alanında, ofis yakınlarında, evinin yakınlarında, heryerde ) 1 kez bile boş çıktığı olmadı bu işin.Ama gerçekten inanmak gerekiyor.Şüphe edince boş çıkıyor..
___________
2. olay şu:
Sabah ofise giderken içimden "Ofise gidince masamda bir türk kahvesi olsa çok ii olur" diye düşündüm.Sonra bunda çekim yasasını kullanmaya karar verdim.Ve yanımdaki şöföre "Abi biliyormusun birazdan ofise vardığımızda masamda türk kahvesi beni bekliyor olacak" dedim.O bi anlam veremedi bu olaya.Gittiğimizde masada kahve falan yoktu.Ulan dedim bu fos çıktı yada ben hata yaptım.Ama öle olmadı.
Ofisin çay-yemek işlerine bakan ablamız elinde 1 türk kahvesi ile geldi masama bıraktı.Bu senin kısmetin dedi.Yaa kendime aşırı bir özgüvenim oldu.Bizim şöförde şaştı bu işe.
Buraya kadar tesadüf, normal bişey gibi görünsede o günü takip eden 4-5 senedir benzer şeyler olmakta.Her sabah içimden neyi geçirsem ve istesem oluyor.Şüphe etsem, hadi canım desem olmuyor.
Sadece ofis değil, eve giderken, birisi ile buluşurken, iş görüşmeleri sırasında vs.. her an olabilen birşey bu.
_________________
2004 te çalıştığım şirkette basit bir operasyon elemanıydım.Bu çekim yasasının küçük şeylerini denemeye başladıktan ve başarılı olduğumu gördükçe kendime olan özgüvenim arttı.Ve artık hayatımı değiştirmeye karar verdim.Artık çalıştığım sektörde müdür olabileceğimi düşündüm.
Artık her geçen gün ilk iş bulunduğum duruma şükretmek ve Allah ın bana vereceklerine teşekkür ederek geçti.Amacıma yönelik çalışmaya başladım.Hedef belli.Her gün zaten müdür olduğumu düşündüm.Ve öyle davranmaya başladım (Havalı değil yalnış anlaşılmasın.Sadece yaptığım işleri o pozisyona göre ayarlamaktan ve bir müdürün şirkete yapması gerekenlerden bahsediyorum )
Sonra ne mi oldu ? -1 sene sonrasında müdür yardımcısı oldum.Bulunduğum departmanın işlerini tek başıma halledebileceğimi de gördüler.Onun üzerinden 1 yıl bile geçmeden müdür oldum.Halen de müdürlük yapıyorum.Şimdi genel müdürlüğe yükseldim.Tabi arada farklı şirketlere girdiğim oldu.Şuan başka bir şirketteyim.
__________
Sıradaki uygulamaya koyduğum şey ise Kendi işyerimi açarak başarıyı yakalamaktır.Detaylarını anlatmayayım.Hem süprizi kaçar hemde nazar değebilir =)
Tavsiyem : Önce şükredin.Sonra isteyin.İsteğinize artık sahip olduğunuzu düşünün.Yine şükredin.Zaman sınırlaması koymayın.Sonuç kaçınılmaz başarıdır.
Eğer acaba olurmu? hiç olurmu ? saçama ama biz bir deneyip saçma olduğunu tescil edelim bigi düşüncelere kapılırsanız, işin inanç kısmını es geçmiş olursunuz.Başarısız olursunuz...