Giriş Yap Kayıt ol Online Üyeler Aktif Konular Arama Üyeler Forum Kuralları
Tahribat.Com | Türkiye‘de Nükleer Santral Olmalı Mı?
Tahribat.Com Forumları
Genel
      Türkiye‘de Nükleer Santral Olmalı Mı?
Bu Bölümde yeni konu açmak için tıklayın Konuyu cevaplamak için tık...
Konu 18 Mart 2010 (Persembe) 02:16 tarihinde açıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
FireX


Kayıt : 16 Temmuz 2005
Erkek Üye
 

Türkiye'de bildiğiniz üzere nükleer santral kurulması için çalışmalar var. Fakat toplumumuzdan büyük tepkiler almakta. Sürekli olarak basın yoluyla da bu projenin önüne geçilmek isteniyor. Belki haklılar Türkiye ilk sefer böyle birşey görecek ve endişeleniyorlar. Fakat bizden yüzölçümü çok daha küçük ülkeler birden fazla santrale sahipler. Nükleer santrallerin faydalarını saymaya gerek yok sanırım. Günümüzde gelişen teknolojiyle beraber kaza riski çok düşük. Nükleer santraller uçağa benzer. Size en lüksü sağlar. Fakat kaza yapılırsa geri dönüşü olmayan karanlık bir çukura sokar. Tabi günümüzde böyle şeylerin imkanı zor. Çernobil eski bir santraldi ve işleyişten değil, mühendislerin aptallığından bu hale geldi. Aynı şeylerin günümüzde tekrar etmesi oldukça zor. Sizce ülkemize böyle bir santralin yapılması uygun mudur? Bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz?


 
18 Mart 2010 (Persembe) 02:20 tarihinde yazıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
maximuss


Kayıt : 14 Eylül 2005
Erkek Üye
 

 

Kontrolsuz guc , guc degildir . Elin amerikalisi , korelisi yapicak . O adamlar basinda durucak yine . Turkler nukleer enerji sahibi oluyor gibi mansetlere cikan haberlerede guluyorum :) baskasinin seyiyle gerdege girmek gibi .

 

aslinda Turkiyenin 3 tarafi denizle cevrili ,ruzgarlari olab ulkeyiz. Bu ankara ic anadolu cevresinde pek ormanlikta yok. Oraya ruzgar gulleri koysak yuzbinlerce , bedavadan hemde atiksiz , cevreye zarar vermeden elektrik uretiriz . Turkiyenin cogu yerinde akarsular var , bunlarida kullanabiliri istesek.

 

nukleere karsiyim , cunku isin icinde biz olursak illaki bir yerden bir hata patlak vericektir . Hem atiklarini nereye gomucekler ?

 

Edit:

 

FireX bunu yazdı:
-----------------------------

Nükleer santral atıkları hakkında güzel bir yazı.
------------------------------------------------------
Nükleer Santral atıkları ciddi bir sorundur” yalanının gerçeği nedir?

1000 MW'lık bir nükleer santralde yılda ortalama 25 ton kullanılmış yakıt çubuğu atığı çıkar. Bunun hacimsel değeri bir yemek masası büyüklüğüdür. Bu çubuklar büyük bir havuzda yıllarca toplanır. Dünyada hurda ya da atığı en kıymetli metaller sıralaması şöyledir: ALTIN – URANYUM – PLATİN – GÜMÜŞ ve ALUMİNYUM’DUR. Bu metal atıklarının (hurda) fiyatları Londra metal borsasında belirlenir. Ancak sadece “kullanılmış uranyum çubuk” fiyatları yoktur. Çünkü hiçbir ülke bu hurdaları elinden çıkartmak istemez. Sebebi ise gelişen teknoloji ile çubukların ileride defalarca kullanılması gerçeğidir.”

Ciddi RADYOAKTİF ATIK sorunu ise yapılan özel nükleer araştırma ve atom ve nötron bombası geliştirmesi esnasında ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle de Nükleer Enerjiyi barışçıl amaçlı kullanmayı isteyen ülkelerin kamuoylarında bu bilgi eksikliği nedeni ile zaman zaman koparılan fırtınaların gerçeklerle ilgisi yoktur. ABD, 103 nükleer santral ile en çok “kullanılmış yakıt stokuna” sahip ülkedir. Bu kullanılmış ya da atık yakıtlara, sürekli talip olan iki alıcı ülke; Fransa ve Rusya maalesef satıcı ülke bulunmaması nedeni ile alım YAPAMAMAKTADIR.

İşte bu gerçekler karşıtlar tarafından, sürekli ört-pas edilerek, atık yakıtlar üzerinden inanılmaz “yalan haberler” yaymaktadırlar. Medya ve yazılı basında ise haber ve programlardaki bilimselliğin temsil oranı da %15-20 seviyesinde olunca “bilgi kirliliğinin” önüne geçmenin güçlüğü daha da kolay anlaşılabilir.

Son gerçek ise daha da çarpıcıdır. Nükleer santraller yapılırken ileride çıkacak yakıt çubuklarını muhafaza edebilecek bir havuz mutlaka yapılır. Son yıllarda bu havuzların kapasitesi 50 yıllık atık yakıtları barındırabilecek kapasitede yapılmaya başlanmıştır. Kısaca ömrü biten santral ile birlikte bu havuz ve içindeki yakıt, sadece basit bir güvenlik koruması ile yıllarca yerinde muhafaza edilebilir. Zamanı ve ihtiyacı halinde atık yakıtlar, “yeniden değerlendirme tesisine” aktarılır. Böylece ortada tartışılacak konunun kalmadığı işin gerçek boyutudur. İşte şimdi “nükleer santrallerdeki” atık sorunundan bahsetmenin ciddiliği konusunu, sizlerin takdirine bırakıyoruz.



Kullanılmış yakıt çubuklarını koruma havuzundaki yerine yerleştirilmesi.


-----------------------------

 

o cubuklarin sougutlmasi gerek , belli bir sicaklik artisinda gumler . sana cernobil olur.

Bulgaristandaki AEC ruslar yapri , avrupa kapattirmak istedi ve 3 adet aktif cekirdegin sadece 1 calismakta , sogutma islemini tuna nehrindeki su daiminden sagliyorlardi yalnis hatirlamiyorsa. simdi ruslar yeniden insaa icin bulgarlara baski uyguluyor . Avrupa karsi cikiyor . Cunku bulgaristan topraklarinda olsa bile , o AEC rus malidir. Bizim turkiyede , abd tarafindan yapilan havaalanlari , santraller gibi. Biz kendimiz yapmiycaz, elin adamlari yapicak . Bir arkadas da "uranyum zengilestirme ve bundan mutevellik nukleer bomba yapimindan " soz etmis :) biz yapmiycaz , ruslar yapicak . Uyanin , gozlerinizi acin. bizde yapicak olan fizikciler isparta ucaginda olduler. devlet madem bu kadar istiyordu , neden sahip cikmadi. ustelik yapilacak reaktor toryum ham maddeli olucakti.

 

Ayrica dedigin cubuklarin ileride kullanilmasi olayini bir kac ay once japonlar basarmisti , Ama bunu sadece kendileri kullanicaklar, belirli ucretlerin karsiliginda devletlerden satin alicaklarini aciklamislardi .


 
18 Mart 2010 (Persembe) 02:25 tarihinde yazıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
Nitrous


Kayıt : 1 Nisan 2007
ADANALIYIH!
Erkek Üye
 

O.L.M.A.L.I


<< Nitrous@TahriBaT.com >> 
18 Mart 2010 (Persembe) 02:27 tarihinde yazıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
FireX


Kayıt : 16 Temmuz 2005
Erkek Üye
 

Rüzgar enerjisi yetersiz ve maliyeti oldukça pahalı. Akarsular ise zaten değerlendirilmekte. Fakat ülkemizin sürekli olarak nüfusu artıyor ve kendi içerisinde genişliyor. Enerji ihtiyacı her geçen gün artıyor. Nükleer atıklar en üst güvenlik derecesinde tutulmakta. Toroslar düşünülüyormuş sanırım bu işlem için.


 
18 Mart 2010 (Persembe) 02:29 tarihinde yazıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
DE5TROY3R


Kayıt : 4 Nisan 2007
Istanbulda / Rize
Erkek Üye
 

Nükleere karşı değilim, ülkemizin gelişmesi açısından gerekli. Zaten çevremizdeki ülkelerdede var nükleer. Ha bizimki patladı, ha onlarınki :)


tdsoftware.tr.cx 
18 Mart 2010 (Persembe) 02:37 tarihinde yazıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
Nitrous


Kayıt : 1 Nisan 2007
ADANALIYIH!
Erkek Üye
 

İsveç japonya isviçre bizim yönetimlerden daha mı az düşünyor halkının sağlığını.Adamla aldılar başlarını gidiyorlar.Ermenistanda bile var:s devlet gelsin kursun lan dedemden kalma tarlayı hibe edicem aha:D


<< Nitrous@TahriBaT.com >> 
18 Mart 2010 (Persembe) 03:35 tarihinde yazıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
PanxeR


Kayıt : 2 Ekim 2007
Bodrum / İzmir
Erkek Üye
 

fransa amerika rusya belçika hollanda ermenistan japonya kore

 

bunların hepsinin ucuz enerji hakkı var bizim yokmu ?

bir çok uygun yer var

 

sadece bu değil rüzhar vb. diğer kaynaklarda kullanılmalı


50 cl Bira 250 Kalori ,35 cl Bira 165 Kalori , 1 kadeh kırmızı Şarap 100 Kalori , 1 duble Yeni Rakı 250 Kalori 
18 Mart 2010 (Persembe) 03:38 tarihinde yazıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
maximuss


Kayıt : 14 Eylül 2005
Erkek Üye
 

FireX bunu yazdı:
-----------------------------

Rüzgar enerjisi yetersiz ve maliyeti oldukça pahalı. Akarsular ise zaten değerlendirilmekte. Fakat ülkemizin sürekli olarak nüfusu artıyor ve kendi içerisinde genişliyor. Enerji ihtiyacı her geçen gün artıyor. Nükleer atıklar en üst güvenlik derecesinde tutulmakta. Toroslar düşünülüyormuş sanırım bu işlem için.


-----------------------------

 

 

aksaklik olursa , turkiyenin sirtina yuk olur , hadi insanlar uzerindeki etkisi bir kenara .

 

Su anda cernobildeki reaktor kac metre celikle kaplanmis , ama celik hala erimekte . tekrardan bir sizinti olusabilirmis . Adamlar orayi kapamak , izole etmek icin kac paralar harciyor . Enerji gereklidir, bir ulkenin gelismisligi enerji ihtiyaci , ulasim , saglik orani , ekonomi ,askeri gucu ve egitim seviyelerine gore belirlenir . ama biz elimize yuzumuze bulastiricaz . Madem yapicaklar o zaman toryum elementini kullansinlar , atigi yok uranyumdan daha etkili ustelik . Gerci bunu yapicak bir bayan atom muhendisi ispartaya giderken dusen ucakta bulunuyordu . Benim korkum bu , elin gevuru patlatir ayar olur ne bilim . Kendimiz uretsek tamamda ...


 
18 Mart 2010 (Persembe) 03:49 tarihinde yazıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
maximuss


Kayıt : 14 Eylül 2005
Erkek Üye
 

Şüphe! Uçak düşürüldü mü?

Kaza 'inanılmaz' bulunuyor. Uçaktaki nükleer fizikçiler dikkat çekiyor. Korkunç şüphe şu;

İniş hazırlığındayken 'inanılmaz' bir şekilde Isparta'da dağa çakılan ve Türkiye'yi yasa boğan uçak kazası birçok soru işareti oluşturdu.

Korkunç kazada hayatını kaybedenlerin arasında bulunan 6 bilimadamının Türkiye'nin nükleer araştırmalarında çok önemli role sahip oldukları ortaya çıktı.

Kazanın Nükleer enerji konusunun hararetli bir şekilde tartışıldığı ve Türkiye'nin nükleer güç kullanımına ilk adımlarını attığı günlere denk gelmesi soru işaretlerini artırdı.

Vefat eden yolcular arasında Boğaziçi Üniversitesinden Prof. Dr. Engin Arık, Araştırma Görevlisi Özgen Berkol Doğan, Yüksek Lisans Öğrencisi Engin Abat ile Doğuş Üniversitesinden Prof. Dr. Şenel Fatma Boydağ, Doç. Dr. İskender Hikmet ve Araştırma Görevlisi Mustafa Fidan da bulunuyor.

Bu sabah Süleyman Demirel Üniversitesinin davetlisi olarak, konferans vermek üzere Isparta'ya giden bilim adamlarının mesai arkadaşlarından gelen açıklamalar da bu şüpheleri doğrular nitelikte. Bakın yakın arkadaşları esrarengiz kazada hayatını kaybeden arkadaşlarını nasıl anlatıyor?

[ DOĞUŞ ÜNİVERSİTESİ'NDEN 3 ÖĞRETİM GÖREVLİSİ ]

ÇOK ÖNEMLİ İŞLER YAPIYORLARDI

Prof. Dr. Şener Fatma Boydağ ve Araştırma Görevlisi Mustafa Fidan'ın, Doğuş Üniversitesi'nde görev yaptıkları öğrenildi.

Prof Dr., Mithat Uysal, "3 öğretim görevlimiz, proje için Isparta'ya gidiyorlardı. Uçağın düştüğünü öğrendik, çok üzüldük. Çok önemli işler yapan önemli bilim adamlarıydı." diye konuştu.

Öte yandan, hayatını kaybeden Doğuş Üniversitesi öğretim görevlilerinin Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) ile birlikte teknoloji projesini gerçekleştirmek üzere 10 ayrı üniversiteden öğretim görevlileriyle birlikte Isparta'ya gittikleri öğrenildi. Ayrıca, yine Doğuş Üniversitesi'nden Doç. Dr. Serkan Ali Çetin'in de aynı bineceği, ancak daha sonra vazgeçtiği öğrenildi. Bu arada, üniversitede yas ilan edilerek üniversitenin bayrağı yarıya indirildi.

Doğuş Üniversitesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ahmet Ceranoğlu, Atlasjet uçağının Isparta'nın Keçiborlu ilçesi yakınlarında düşmesi sonucu hayatını kaybeden üniversitenin 3 öğretim üyesinin, Türk Hızlandırıcı Merkezinin Teknik Tasarımı ve Test Laboratuvarı Projesi'nin önde gelenleri olduğunu bildirdi.

Üniversitede basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Doç. Dr. Ceranoğlu, Ankara Gölbaşı'nda kurulacak Hızlandırıcı Teknoloji Merkezi için Türkiye'de 10 üniversitede çalışan akademisyenlerce ''Türk Hızlandırıcı Merkezinin Teknik Tasarımı ve Test Laboratuvarı'' projesi çalışması başlatıldığını söyledi.

Projenin yüksek teknolojiye yön veren bir çalışma olduğunu kaydeden Ceranoğlu, ''Arkadaşlarımız Türk Hızlandırıcı Merkezinin Teknik Tasarımı ve Test Laboratuvarı Projesinin önde gelenleriydi'' dedi.

Bu sabah başlayacak toplantının 6 ayda bir 10 üniversiteden birinde yapıldığını hatırlatan Doç. Dr. Ceranoğlu, çalışmaların değerlendirilmesiyle ilgili bu toplantının, Süleyman Demirel Üniversitesinin talebiyle Isparta'ya alındığını kaydetti.

Doç. Dr. Ahmet Ceranoğlu, ''Kaderin cilvesi. Son 2-3 ay içinde toplantının yapılacağı üniversitenin değişikliği konusunda talep geldi. Süleyman Demirel Üniversitesi daha istekli ve hazırlıklı gibi görünüyordu. Bu değişiklik yapıldı. Çalışmalar arkadaşlarımızın ölümüyle yavaşlamış veya bitmiş değildir. Bu olay bu çalışmaları hızlandırıcı bir güç olacaktır'' diye konuştu.

ENGİN ARIK "CERN" ADLI MERKEZDE YÜRÜTÜLEN “ATLAS DENEYİ”NDE ÇALIŞIYORDU

Isparta'nın Keçiborlu ilçesi yakınlarında düşen Atlasjet uçağında ölen yolcular arasında bulunan Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Engin Arık'ın, İsviçre'nin Cenevre kenti yakınlarında kurulu, “European Organization for Nuclear Research (CERN)”deki “Atlas Deneyi”nde çalıştığı öğrenildi.

Avrupa ülkelerinin ortak girişimleri ile kurulan bir nükleer araştırma merkezi olan CERN'de yürütülen “Atlas” deneyine Ankara ve Boğaziçi üniversiteleri “Gözlemci” statüde katılıyor.

Boğaziçi Üniversitesi Grubunun başında ise Isparta Süleyman Demirel Üniversitesinde düzenlenen çalıştaya katılmak üzere Isparta'ya giderken uçağın düşmesi sonucu hayatını kaybeden yolculardan Prof. Dr. Engin Arık bulunuyor. Arık başkanlığındaki grup, aynı zamanda “Karanlık madde” arayan “CAST deneyi”nde de çalışıyor.

Boğaziçi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü yetkilileri, “Atlaj Deneyi”nin, yüksek enerji fiziği ile ilgili deneysel bir çalışma olduğunu, “Atlas”ın da bir “detektör” adı olduğunu bildirdi.

İşte Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Engin Arık'ın katıldığı konferanslarda Nükleer Enerji Santralleri hakkında aktardığı kritik ve önemli bilgiler.

Toryum madeni ve gerçeği

Nükleer Enerji Santralleri'nde uranyum yerine kullanılabilecek olan toryumun 21. yüzyılın en stratejik maddesi olacağını ve Türkiye'nin dünya toryum rezervlerinde 2. sırada bulunduğunu belirten Prof. Dr. Arık, "Japonya, elinde hiç toryum bulunmamasına rağmen, toryumla çalışacak nükleer enerji santrallerine yönelik çalışma yapan üç ülkeden biri. Türkiye'de ise bu alandaki bilimsel araştırmalar desteklenmiyor."

1 ton toryum = 1 milyon varil petrol

"Eğer toryum kullanıma sokulabilirse Türkiye elektrik üretmek için petrol ya da doğalgaz satın almak zorunda kalmayacak. Isınma ihtiyacımız için yer altındaki yaklaşık 900 bin tonluk toryum ile ürettiğimiz elektriği kullanabiliriz."
"Bugün dünyada savaşlara neden olan petrolün 1 milyon variliyle elde edilebilen enerji, sadece 1 ton toryum kullanılarak üretilebilecek."

 

Kalkinmanin , sanayilesme yani uretimden gectigi gunumuzde , enerji elbette onemli ihtiyactir . Ama bunu da uretebildigimiz surece .


 
18 Mart 2010 (Persembe) 04:34 tarihinde yazıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
obie


Kayıt : 31 Mayis 2007
void main()
Erkek Üye
 

abbas güçlü ile genç bakış programına eski enerji ve tabii kaynaklar bakanı konuk olmuştu.programın başında yapılan ankette herkez türkiyede nükleer enerji santralinin yapılmasından yanaydı.programın sonuda öğrencilerin yarısı duruma karşıydı.demek istediğim konuyu çok bilimsel bir şekilde ele aldılar.bir nükleer santralin kurulması için ve çevreye zararı olmaması için 48 tane kriter gerekiyormuş.bu santral türkiyede kurulmak istenirse bu kriterlerin çoğu bizim ülkemizde yeterli kalmıyor.o yüzden ben kurulmasına karşıyım.


anlayana sivrisinek saz,anlamayana sazı soksan az... 
18 Mart 2010 (Persembe) 08:17 tarihinde yazıldı. Kısayol | Alıntı yap | Özel Mesaj
Silent_King


Kayıt : 1 Aralik 2007
Eski - ReDsEa
Erkek Üye
 

Bence O.L.M.A.L.I

neden: Nükleer santral ile her türlü gücünüze güc katarsınız.

Enerji üretiminde üstünüzden büyük bi yük atarsınız koşmanız daha da hızlanır.

Ayrıca nükleerin daha bir çok faydasını nükleer bölümünü okumus bi arkadasımdan öğrendim kesinlikle olmalı...

Ayrıca becerebilirsek Uranyumu zenginleştirmeyi felan Nükleer bomba felanda yapılabilir. buda caydırıcı bi güç !!!


http://www.denizbegendik.com 

[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9]   [»] [»»]


Bu Bölümde yeni konu açmak için dıklayın Konuyu cevaplamak için tık...
Allah'a Havale Et Google Bookmark'a Ekle Yahoo'ya Ekle Stumbleupon'a Ekle Facebook'a Ekle Twitter'a Ekle   Google'da Ara : Türkiye‘de nükleer santral olmalı mı? Favorilerime Ekle Yukarı Çık
Konuda 90 Mesaj Var.
Konu 6428 Sefer Gösterilmiş.
2001-2012 © Tahribat Group - Her Hakkı Saklıdır. - ● Gizlilik İlkeleri ● Kullanım Koşulları ● İletişim