Son bi kaç aydir yaptigim şeyleri unutur oldum bu iş hayatimda da normal hayatimdada ciddi anlamda rahatsizlik vermeye başladi biraz araştirdim bu konuyu psikolik olarak kisa sürelli bellek den uzun süreli bellege geçiş kismimi ne varmiş diyer türlü de b 12 vitamini eksikliginden kaynaklanabilirmiş ?
Bellek ( hafıza) yaşam boyunca öğrenilen bilgilerin, davranış kalıplarının, deneyimlerin, anıların depolanıp saklanması ve hatırlanmasıdır. Bu, yaşam boyu devam eden bir süreçtir. Aynı zamanda zihnin en temel işlemlerinden biridir.
Bellek, duyu organları yoluyla kazanılan algıları simgeler dönüştürür ve bunları beynin belirli bölgelerine yerleştirip biriktirir. Bellekte saklanan eski simgeler ( izler, anılar ) yeni algılarla birleştirilir. Bütün bunlar gerektiğinde bilinç alanına çıkarılır, yani hatırlanır.
Kuramsal olarak belleğin iki bölümünden söz edilebilir: Tüm yaşamdan edinilen simgelerin, izlenimlerin, davranış kalıplarının saklandığı depo bellek; algı yoluyla yeni bilgilerin alındığı anlık bellek ( tespit hafıza ). Bellek aynı anda bu iki işlevi birlikte yapıp depo bellekte bulunan kalıplarla yeni bilgiler arasında birleşme, bütünleşme sağlar. Depo bellek uzun sürelidir. Anlık bellek ise kısa süreli belleği oluşturur.
Bunlara ek olarak uyaran olmadığı halde duyumun çok kısa süre de olsa devam ettiği duyum belleğinden söz edilebilir. Böylece; görme,işitme,dokunma,koku ve tat yoluyla algılanan dış dünyanın izleri belli bir süre bellete kalır.
Kısa süreli bellek, bilgileri tutma süresi 30 saniyeden daha kısa olan bellektir. Bu süre içinde duyu organlarıyla alınan bilgi, belli bir şekilde bellek sürecine sokulur. Algılama yoluyla gelen bilginin çok sınırlı bir miktarı tutulur. Örneğin; birinden bir telefon numarası alıp o numarayı hemen aramak gerektiğinde, numara zihnimizde tekrarlanır. Aradığımızda numarayla konuştuktan sonra yeterince tekrarlamayıp uzun süreli belleğe geçirmezsek numara hemen unutulur.
Rehberde bir telefon numarası arayan insan numarayı bulduğunda onu algılar; belleğine yerleştirdiğini, öğrendiğini sanır. Ancak rehberi kapayıp numarayı çevirmeye başladığında, doğru ve tam hatırlamadığını fark eder. Numara, kısa süreli bellekten çıkmıştır. Rehberden bakılan ya da duyulan bir telefon numarası, telefonu çevirip aranılan insan bulana kadar bellekte saklanabilir. Sonra hatırlanması için özel bir çaba gösterilmezse unutulur gider.
Yeni duyulan, öğrenilen bir sözcüğün, yeni tanışılan bir insanın adının kısa süreli bellekte kalabilmesi için tekrarlanması gerekir. Tekrarlandıkça bilgi içindeki düzen daha kolay görülür. Hatırlama daha kolay olur. Örneğin; bir telefon numarasını ya ikişer ya da üçer rakamlı gruplama daha kolay hatırlamayı: sağlar. 9355775 gibi bir telefon numarasını 935 57 75 biçiminde ya da daha farklı bir biçimde grupladığımızda hatırlama kolaylaşır.
Napolyon yeni tanıştırıldığı insanların adlarını belleğinde tutamaz, çabuk unutur, hatırlamakta zorluk çekermiş. Bunu önlemek için yeni tanıştırıldığı kişilerin adlarını içinden durmadan sessizce tekrar edermiş.
Kısa süreli belleğin sınırlarını geliştirmenin yolu gruplama, kümelemedir. Kümelemede kişi dokuz rakamdan oluşan bir takım yerine, her biri üçer rakamlı üç kümeyi hatırlar.
Kısa süreli bellekte çabuk ve kolay aksamalar, hatalar olur. Örnek olarak, telefon numarasını çevirirken dikkatin başka tarafa kayması numaranın yanlış çevrilmesine yol açar.
Kısa süreli bellekte unutma olduktan sonra geri getirme, hatırlama söz konusu olamaz.
Uzun süreli Bellek
Uzun süreli belleğe alına bilgi uzun zaman aralığında hatırda tutulur, unutulmaz. Bu zaman aralıkları 30 saniyeden başlayarak organizmanın tüm yaşamı boyunca sürebilir. Uzun süreli bellekte bulunan ama unutulan bir bilgi bazen hatırlanmayabilir, ancak zorlandığında yeniden hatırlanabilir. Bu,unutma değil hatırlayamamadır.
Uzun süreli belleğe giren bilgiler anlam, benzerlik gibi özellikleri bakımından düzenlenir, örgütlenir.
Uzun süreli belleğin kapsamı ve sınırları çok geniştir. Bunun genişliği, yani ne kadar hatırlanabilir bilgi tutuğu, zeka bellek testleriyle ölçülür. Zeka testlerindeki sorulardan bir bölümü belleğin ilişkindir. Başka bir deyişle, bellek işlevi zeka düzeyinin bir yönünü oluşturur.
Bu amaçla deneğe öğrenmesi için bir dizi rakam ya da hece, sözcük verilir. Bunlardan kaçının hatırlandığı saptanır. Normal zekalı bir insan 6-7 rakamı, üstün zekalı bir insan 10 rakamını hatırlayıp tekrarlayabilir. Ancak, bu hatırlama ve tekrarlama uzun süreli bellekte depolanıp saklanan bilginin kapsamına, sınırlarına oranla çok azdır.
Uzun süreli bellekte unutulan bir kişiyi, nesneyi, olayı, sözcüğü hatırlama olasılığı vardır. Oysa kısa süreli bellekte bu olasılık yoktur.
Bir kişinin, nesnenin, olayın, sözcüğün uzun süreli bellekte kalmasıyla hatırlanıp geri getirilmesi birbirinden farklı işlevlerdir. Kimi kez uzun süreli bellekte kalanların hatırlanıp geri getirilmesine gerek duyulmaz. Gerek duyulduğunda, çoğu kez hatırlama ve geri getirmede zorluk çekilir. Kimi zaman bilinip tanınan bir insanın ismi hemen hatırlanıp geri getirilemez. Hatırlama için bellekte arama tarama işlevi başlar. Benzer isimler hatırlanır. Sonunda aranılan isim bulunur.
Uzun süreli belleğin kapsamı, sınırları bir çok değişkenin etkisi altındadır. Bunlar arasında öğrenilmiş malzemenin hatırda tutulması, özellikle başlangıçta malzemenin iyi öğrenilmesine, malzemenin anlamlığına ve öğrenilmiş başka malzemelerinin olumsuz etkisinin bulunmamasına bağlıdır.
Başlangıçta malzemenin iyi öğrenilmesi, hatasız tekrar yapılana kadar öğrenmeyle olur. Bu durum tam öğrenmeyle olasıdır. Tam öğrenme, hatırlama ve geri getirmeyi kolaylaştırır.
Öğrenilecek malzemenin anlamlı olması, önceden öğrenilenlerle bağlantı kurulması, kolay ve çok çağrışım yapılabilmesi, hatırlama ve geri getirmeyi kolaylaştırır