|
Aziz milletime şunu tavsiye ederim ki; Bağrında yetiştirerek başının üstüne çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki ÖZ CEVHERİ çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an geri kalmasın.
Mustafa Kemal ATATÜRK
............................................................
LİSAN
Güzel dil Türkçe bize,
Başka dil gece bize.
İstanbul konuşması
En sâf, en ince bize.
Lisanda sayılır öz
Herkesin bildiği söz;
Manâsı anlaşılan
Lûgate atmadan göz.
Uydurma söz yapmayız,
Yapma yola sapmayız,
Türkçeleşmiş, Türkçedir;
Eski köke tapmayız.
Açık sözle kalmalı,
Fikre ışık salmalı;
Müterâdif sözlerden
Türkçesini almalı.
Yeni sözler gerekse,
Bunda da uy herkese,
Halkın söz yaratmada
Yollarını benimse.
Yap yaşayan Türkçeden,
Kimseyi incitmeden.
İstanbulun Türkçesi
Zevkini olsun yeden.
Arapçaya meyletme,
İrana da hiç gitme;
Tecvîdi halktan öğren,
Fasîhlerden işitme.
Gayrılı sözler emmeyiz,
Çocuk değil, memeyiz!
Birkaç dil yok Tûranda,
Tek dilli bir kümeyiz.
Tûranın bir ili var
Ve yalnız bir dili var.
Başka dil var diyenin,
Başka bir emeli var.
Türklüğün vicdânı bir,
Dîni bir, vatanı bir;
Fakat hepsi ayrılır
Olmazsa lisânı bir.
Ziya Gökalp
------------------------------------------------
BIRAK BENİ EŞKİYA BELLESİNLER!..
Beni hep kavgalarımdan bildiler… Yarım bıraktığım okul, Bir bir tembihleyen anam, Sevdiğim kız, sevdiğimi bilmeyen kız... Beni hep kavgalarımdan bildiler… Ulus’ta bir kasım akşamıydı Işığımı çaldı, kızıla çalan karanlık. Ak alnına, al kan damladı yiğidimin, Kahpece vurup, kahpece kaçtı parkalılar. İşte o akşam sıktım yumruklarımı. Eridi avuçlarımda, Anamdan miras merhamet. Şehit evi yüreğimde çelikleşen sevdama, Çifte su diye kan verdi Alperenler. Tabanca tutuşturup elime, Çıktı içimden tabutlarla masum düşler. Aynalara minnetsiz geçirdiğim gençliği; Meğer nice gömülenler hiç ölmemişler. Bir hoyrat diyemedim aşka dair, Kurşunların söylediği türküyü bildim anca; Yalnız, çaresiz, belimde tabanca. Sevdiğimden, sevdiğim için kaçtım. Anlaşılmak değildi derdim; Kitapların önünden hep mahcup geçtim. Gül dalında bulunsun isterdim, parmak izim. Bağışlayın beni! Babasına doymayan kızım. Kanıma kan, canıma can aldım, Acımadım, vurdum, gözümü kırpmadım, Her kavgamın gecesi rüyamda, Geleceğimin büyük ülkesinde, Kavga etmeyen çocuklar gördüm. Rabbim bilir ki; dinim, devletim, Bayrağım, ülküm için geçti ömrüm. Yine bir kasım günüydü… Bir hurda yığınında buldular beni, Senelerdir horozlanan tetikler, Öldükten sonra vurdular beni. Reisini dinlersen, yarım kalmamalı, Hayallerimizin gerçeğe hicreti. Koy düşmanlar ellerini zillesinler, Anlatmaktan ötesi düşer sana Haluk... Bırak beni, Bırak beni eşkıya bellesinler!..
............................................................
Turan
Nabızlarımda vuran duygular ki tarihin
Birer derin sesidir, ben sahifelerde değil
Güzide, şanlı, necip ırkımın uzak ve yakın
Bütün zaferlerini kalbimin tanininde
Nabızlarımda okur, anlar, eylerim t
|